A  B  C  D  E  F  G  H  I  J  K  L  M  N  O  P  R  S  T  U  V  Y  Z
Kaktüs Neye yarar, Kaktüs faydaları ve zararları

Kaktüs familyası (family Cactaceae).  Bitkiler dünyasının vasküler, çift çenekli ve çiçekli bitkiler olarak adlandırılan kolunda yer alan bir familyadır (Subclass Dicotyledonae, Superorder Caryophylliflorae)

Tüm kaktüs familyası türleri sukkulent bitikilerdir. (Sukkulent, gövde veya yapraklarındaki özel etli dokularda su tutma, biriktirme yeteneği olan bitki anlamındadır.) Ancak tüm sukkulent bitkiler kaktüs değildir. Kaktüs dışı olanlara genellikle "diğer sukkulentler" denir. Bitkiler dünyasının birçok familyasında az veya çok sayıda sukkulent tür bulunur.

Bu tür bitkiler, ışık ya da suyun azaldığı dönemlerde hayatta kalmayı başarabilecek su tutma özelliği yanında, aşırı su kaybını engelleyebilecek şekilde gözenekleerini kapatmak, fotosentez işlemini gece de sürdürebilmek ya da çok olumsuz şartlarda uyku fazına geçerek uygun koşulları beklemek gibi, özel bazı başka yetenekler de geliştirmişlerdir. Hemen tüm kaktüsler gövde sukkulentidir. Yani suyu gövdelerinde biriktirirler. Gövde dışında köklerde, dallarda ya da yapraklarda su biriktiren kaktüs ya da diğer sukkulentler vardır.
 
 


Su kaybının en aza indirilmesini sağlayabilmek için, gövde yüzeyi en aza indirgenmiştir. Bazı türlerde gövdede hemen hiç girinti çıkıntı yoktur, sadece basit silindirik ya da küresel bir gövde söz konusudur. (Ör. solda resmini gördüğünüz Lolpohora Williamsii)   Bazen de yanda gördüğünüz Mammilaria gibi bazı kaktüslerde gövde üstü düz değil, içi su dolu çıkıntılarla (tüberkül) kaplıdır, bu durumda genel kurala aykırı olarak su kaybetme alanı fazlalaşmış gibi görünse de, bunun da bir nedeni vardır, şöyle ki, bitki aşırı kurak dönemlerde bu keseciklerden su kaybederek buruşup büzülür ve yıkılmadan küçülüp yağmur mevsimini bekleyebilir
 Mammilaria


Kaktüsler, diğer sukkulentlerden neden farklıdırlar?Taksonomi sayfamızda da görebileceğiniz gibi, kaktüsler, Sukkulentlerin bir alt koludur. Farklı olarak nitelenmelerinin sebebi, Kaktüslerin areol denen özel bir organlarıdır. Areol, evrim sürecinde uyum sağlayabilmek amacıyla gerilemiş olan dal ve yaprak kompleksidir. Kaktüslerin büyüme, yan dal verme ve çiçek açma işlemleri yalnızca areollerden olur.
 
 

 

 

 

 

Bu yastık gibi, tüylü küçük bölümden dikenler, çiçekler ve yeni kollar çıkar. Areol, sadece kaktüslere özgü bir yapıdır. Yine de areolleri bir bitkinin kaktüs olup olmadığını anlamak için kullanırken dikkatli olmalıdır, çünki bunlar her zaman kolaylıkla görünmeyebilirler. Yanda ve yukarıda, yakın çekim bir fotoğrafta kaktüs gövdesi üzerindeki yastıklar ve içlerinden çıkmış olan dikenleri ile areoller görünüyor. 
 


Kaktüsler sadece çöllerde mi yaşarlar?Sanılanın aksine kaktüsler gerçek kum çöllerinde yaşamazlar. Kum çölü hiç yağmur olmayan yer demektir. Oysa kaktüs de olsa, yaşamak için her bitkinin az veya çok su gereksinimi vardır. Kaktüsler ve diğer sukkulentler gezegenimizde oldukça geniş alanlar kaplayan ve yarı-çöl (desierto, matorral, chaparral) olarak adlandırılan bölgelerin bitkileridir. Yarı çöller ABD (Arizona çölü), Meksika (Sonoran çölü), Peru, Şili (Atacama çölü) ve diğer Güney Amerika ülkeleri ile Afrika'nın bir çok bölgesinde bulunur. Buralarda yıllık yağış çok az ve düzensizdir (200-500 mm/yıl). Tüm kaktüsler Amerika kıtalarının (kuzey ve güney) endemik bitkileridir. Diğer sukkulentler ise bütün kıtalarda yaygın olarak bulunurlar. 


 Her ne kadar genellikle çöl koşulları ile birlikte düşünülseler de, aslında tüm kaktüsler çöllerde yaşamazlar. Epifitik türlerden olan kaktüsler tropikal ormanlarda yaşayacak şekilde evrim geçirmişlerdir. Bu ortamda da su eksikliğinden çok, ışık eksikliği ile mücadele etmeyi öğrenmişlerdir. Örneğin, tropikal yağmur ormanlarında yaşayan ‘Epiphyllum’ türü kaktüsler, yukarıdaki sıkışık yaprak örtüsünün yarattığı gölge neden


 Copyright by Alka Bilişim projelerinden sadece biridir. Site kopyalanamaz ve benzetilemez.

Reklamı Kapat